Elektromanyetizma’nın Teknolojiye Katkıları

Elektromanyetizma, fizik biliminin alt dallarından biridir. Elektromanyetik alanla ilgili çalışmalar yapan özel bir fizik dalıdır. Manyetizma ve elektrik kuvvetlerini bünyesinde barındırır. Hareket eden elektriksel yükler çevrelerinde bir manyetik alan oluşturur, bu alandaki değişimler ise elektrik akımlarını oluşturur.

 Günlük hayatta karşılaşılan sürtünme ve manyetizma, elektromanyetizmanın sonuçlarıdır. Elektromanyetik kuvveti taşıyan küçük parçacıklara foton denir ve bu fotonlar görünen ışığı ve radyo dalgalarını oluşturur. Fotonların durağan bir kütlesi olmamasına karşın sahip oldukları enerji sayesinde kinetik bir kütleye sahip olurlar. Ancak bu kilo ölçülebilir bir ağırlıkta değildir. Teorik olarak bakılır ise ışıkla dolu bir kutunun, karanlık bir kutuya göre daha ağır olduğu söylenebilir. Sebebi ise fotonların ışığı oluşturmasıdır. Fotonlar her zaman ışık hızında hareket ederler. Bu hızın tam sayısal değeri ise 299.792.458 metredir. Yani yaklaşık olarak 300 milyon metre denilebilir.

 Elektromanyetizma Ve Radyasyon İlişkisi

 Her ikisinde de elektronların hareketi söz konusudur. Elektrik alanları ‘ok’ ile işaret edilir. Manyetik alanla elektrik alanları arasındaki ilişki yok sayılamaz. İkisini tek bir kuvvet olarak gösteren Maxwell, bu iki kuvvetin birleşimi olan kuvvete ‘elektromanyetizma’ dedi.

 Atomların içindeki kuvvetin asıl sebebi olarak elektromanyetizma gösterilebilir. Elektromanyetik radyasyon kimi zaman bir parçacık olarak, kimi zamansa bir dalga olarak hareket edebilir.

 Elektromanyetizmanın Özellikleri

 Havanın bu kuvvete karşı çok büyük bir direnci vardır. Bu yüzden elektromanyetizma yapımı sırasında manyetik devrelerde yoğun olarak çelik kullanımı görülür.

 Elektromıknatıs kullanılarak çalıştırılan transformatörler veya elektrik motorları, elektromanyetizmanın sonuçlarıdır.

 Elektromanyetizma Nerelerde Kullanılır?

 Kullanılan her türlü elektronik ev aletinin incelemesi yapıldığında temelinde elektromanyetizma mantığının kullanıldığı anlaşılır.

Vantilatörlerin içindeki motorlar elektromanyetik indüksiyon denen bir prensiple ilişkilidir. Bu ilişki sonucunda sürekli dönebilir ve hava üfleyebilirler.

Sıkça kullanılan hoparlörden, kulaklıklar da hoparlör sayılır, gelen ses aslında titreşim içindeki bir manyetik bobin sayesinde üretilir. Kulak zarı gelen ses dalgalarıyla titreşir ve bu titreşim beyin tarafından sese dönüştürülür.

Sabit diskler, veri depolamak için cilalanmış alüminyum veya cam bir diski kaplayan manyetik ortam sayesinde çalışırlar. Toplanan veriler, bu manyetik ortamda etki alanı adı verilen minik çukurlarda depolanır.

Manyetik alanlar, atom içindeki parçacıkları yüksek hızlara ulaştırır ve bu parçacıklar bir ışık huzmesi şeklini alır. Bu ışık huzmesinin daha az enerji seviyelerine odaklanması ise röntgen cihazı gibi elektronik aletlerin kullanımını sağlar.

Elektron mikroskobu, havası alınmış bir haznede özel hazırlanmış örneğin üzerine manyetik lensler sayesinde hızlı hareket edebilen elektron ışınlarını odaklar ve böylece istenen büyüklüğe ve ayrıntılara ulaşılabilir.

Manyetik yüzer gemilerde yine elektromanyetizmanın rolü büyüktür. Manyetik kaldırma sisteminde klasik motora bir parça müdahale eder ve elektriği ileten kabloların görevi denize yüklenir. Geminin altına elektrotlar yerleştirilir ve bunların arasında elektrik üretilir. Güçlü mıknatısların suda manyetik alan yaratmasıyla ortaya bir kuvvet çıkar, bu kuvvet deniz suyunu geriye iterken gemiyi ileriye iter.

Manyetik trenlerin çalışması prensibinde yine elektromanyetizma yatar. Tren hareket ettikçe raylardaki mıknatıslara akım iletilir, tren geçtikten sonra ise o akım yok olur. Trenin raylardan birkaç santimetre yükselmesiyle raylar trenin gitmesini sağlar. Bu trenler, klasik trenlerin iki katı hızıyla yol alırken daha az enerji harcarlar. Aynı zamanda sürtünme oranı da oldukça düşüktür; böylece bakımları daha kolay, maliyetleri daha düşüktür.